"Abdurrahîm Arvâsî" âlim ve velî zâttı.
İşi, hep insanlara öğüt ve nasîhattı.
O, bir gün buyurdu ki: (Elbette cenâb-ı Hak,
Kendini, kullarına bildirmek ve tanıtmak,
Gâyesiyle, onlara “Peygamber” göndermiştir.
Böylece kullarına büyük şeref vermiştir.
Sevgili Habîbinin o örnek hayâtını,
Herkesi hayrân eden o güzel ahlâkını,
Öğrenen bir kimsenin, insâfı varsa eğer,
“Allah”a inanır ve “Resûl”e îmân eder.
Allahü teâlânın, var ve bir olduğunu,
Hazreti Muhammedin, Resûlü olduğunu,
Kalp ile inanmaya, “Îmân etmek” denilir.
Ve böylece inanan kimseye “Mü’min” denir.
Cennet ve Cehennemi yarattı cenâb-ı Hak.
Her ikisini dahî dolduracak muhakkak.
İnsanlar ve cinlerin pek çoğu, öldüğünde,
Cehenneme girecek, yârın mahşer gününde.
Lâkin bütün varlıklar düşünülürse eğer,
Cennete gidecekler, çoğunluk teşkîl eder.
Umûmî ekseriyet, Cennette olacaktır.
Rahmeti, gadabını böylece aşacaktır.
Zîrâ Cinnin sayısı, insanlardan tam on kat,
Sayı îtibâriyle fazla ise de, fakat,
Melekler de, cinlerin fazladır on katından.
Meleklerin hepsi de Cennette olduğundan,
Böylece âhirette, Cennette olanların,
Sayısı, daha fazla olacak yine yârın.
Cehennemi, insanlar ve cinler dolduracak.
Lâkin bunlar içinde, “kimler sonsuz kalacak?”
"Günâh işliyenler" mi?, "Namâz kılmıyanlar" mı?
Hayır, îmânı olan, hiç ebedî yanar mı?
Mü’minler, Cehenneme girseler de, çıkarlar.
Sırf Allah düşmânları ebediyyen yanarlar.
Peki, günâh işliyen, Allaha düşmân mıdır?
Hayır, böyle kimseler kabâhatli kullardır.
Yaramaz, suçlu çocuk gibidir sanki bunlar.
Evlâda düşmân olmaz elbet anne babalar.
Cehennemin içi de, tam “yedi tabaka”dır.
Yedincide, hepsinden şiddetli azâb vardır.
Birinci tabakası, en hafifidir, fakat,
Bu, dünyâ ateşinden şiddetlidir yetmiş kat.
Buraya, mü’minlerden bir kısmı girecektir.
Yanıp, günâhlarından temizleneceklerdir.
Bu “Cehennem” denilen tabakada, bir miktar,
Azâb çekeceklerdir, bid’at ehli olanlar.
İmâm-ı Birgivî’nin vasiyyetnâmesinde,
Şöyle buyuruluyor bu Cehennem bahsinde:
(O kul ki, Cehennemden en son ayrılacaktır,
Tam “Yedibin âhiret senesi” yanacaktır.
Âhiretin bir günü, uzunluk bakımından,
Dünyânın “bin senesi” kadardır hem o zaman.)